04 Yazılar

 

ÇOK EŞLİ  KADINLARIN ÇOCUKLARI…

 Hırsızlar ;

Çok merak ediyorum bunların bu işi yapma sebebi ne ?

Hadi sokak çocuklarına iş vermiyorlar mecbur kalıp yaşamlarını sürdürmek adına ufak tefek işler yapıyorlar üstelik öyle evlere girme, yalnız bir bayan görünce yerlerde sürüklemek canlarını almak pahasına çantalarına yapışmak vs gibi şeyler yapmıyorlar ve hatta o çocuklar bu adı geçen lağım farelerini olay anında yakalarsa doğduğuna pişman ediyorlar..

Peki ya sayım memuru kılığında anneanneleri yaşındaki bir kadını öldürenler, pazarlamacı kılığında evlere girip paralarını , mallarını çaldıkları yetmiyormuş gibi kızlara, kadınlara tecavüz edenler !

Yolda gayet insani bir şekilde saat sormak için durdurdukları kişinin cep telefonunu çalmak isteyip kişi direnirse darp edenler !

Evlere girip insanları uyutmak için sprey vs sıkıp ne var ne yoksa alıp götürenler, girdiği evde felçli insan görüp kolunda, boynunda bir şey var ise onları da alıp götürenler !

 Ne hale geldi bu dünya ,

Ne biçim acılarla halay çektiriyor bize hayat…

Hep Devlete yükleniyoruz işsizlik var, enflasyon var geçim şartları zor, yok efendim yok ne olursa olsun yüreği insan, şerefi olan, onuru, haysiyeti olan hiç bir insan evladı bunları yapmaz, şimdi bunlara ben çok eşli kadınların çocukları diyorum ama hayır efendim ister genel evde, ister kaldırım kenarında o işi yapan kadınlar asla çocuklarını bu hırsızlığı meslek edinen kan emici , asalaklar gibi NAMUSSUZ yetiştirmiyorlar…

Çok merak ediyorum bu insanların aileleri yok mu çaldığı telefonu, televizyonu vs satıp hangi eve götürüyor karısını hangi yüzle koynuna alıyor , o kadının midesi bulan mıyor mu ?

Çok merak ediyorum bu hırsızlığın üzerine bir de tecavüzden zevk alanlar ağaç kovuğundan çıkmadılar elbet yoksa analarının karnındayken kendileri gibi bir İT ile mi tanıştılar.

Bugün benimde bir yakınımın cep telefonu çalınmış !!!

E biz sim kartı iptal eder yeni de bir cep telefonu alırız, peki siz geceleri nasıl uyuyorsunuz ?

Evet evet şuna eminim ki siz sade hırsız değil, siz çok eşli kadın çocuğu da değil, siz en kalabalık şehirlerin lağım farelerinden de onursuzsunuz…Acil serviste doktorsuz, ilaçsız kalasınız. Kim bilir kaç kişinin Doktor, ilaç parasını çaldınız

 

Not : Yazıma Tuncay Özkan’ın bir yazısından kısa bir bölümle son vermek istiyorum.. ”  Ey zalimler, zebaniler, egzoz nefesli hainler… Bitliler kentinin yavru konaklıları…
Parlak bakışlılar, mat duruşlular, şıkırtılı elbisesine kelepçeli jigololar, çok ve hoş konuşup boş konuşanlar, bilmeden bilenler, bilgiyi silenler, gerdan liposakşınlılar, hiçbir şey yapmayıp, her işi yapar duranlar.Allahtan korkmaz sahte imamlar, din bezirganları, şilkçi dindarlar…
Keçiboynuzu akıllarını ballı badem diye satanlar. Bıraktınız mı kaldırımlarda, bir ayaklık yer arıyorum: Kirletmediğiniz yer var mı? Kir değmemiş. Var mı? Kirletilmemiş… Kaldı mı? Gölgenizin geçmediği bir köşe başı…
Bütün renkler arasında en temiz olan. Kiri emip sindirmemiş. Işıldamayan… Sade, sessiz, gösterişsiz… İşini yapan…
Gerçeği arıyorum, gerçeği. Çanak, çömlek patlatan cinsten… 13 yaşında kızları, oğlanları sokaklarda fahişe olmayan bir ülke. Bilen var mı?”

 

Tuncay Özkan’ın Kusmak istiyorum adlı yazısı için tıklayın

 

 

Gökhan Karaduman

25.03.2007

www.gokhankaraduman.net

www.gakorganizasyon.info

————————————————————————————————————————–

 

 

 ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA

VEFA..

Kimine göre bir semt adı, kimine göre bir lise adı, kime göre ünlü bir Boza markası…

Oysa bence vefa çok önemli bir olgudur, seni var edene, acılarına merdiven dayayanlara,

Dost elini tutanlara, düşecekken kaldırana gösterilecek ilgidir, sevgidir vefa….

Oysa şimdi bir bakıyorum da çevreme Balıkçısından, manavına, Bakkalından, Marketinlar zinciri patronuna,

Gazetecisinden, şairine, yazarına ve En ünlü sanatçısına kadar Vefayı bilen ve uygulayan neredeyse hiç yok, daha doğrusu bilen çok da uygulayan yok… Artık insanlık kimden ne koparırım dan başka bir şeyi düşünmüyor.

Baba oğula kazık atmak peşinde, Ağabey neredeyse öz kız kardeşine sarkacak…

Ortalık buram, buram hainlik kokuyor, buram buram sahtekarlık….

Öyleki sokakta terkedilmiş bir bebek görseniz, büyüyünce bana kazık atarmı diye düşünüp , vazgeçiyorsunuz onu sıcak bir yuvaya götürmekten. Çünkü artık bu dünyada Halk , Devletine, Devlet, Halk’ a kazık atıyor..

Vatandaş vergi kaçırıyor, Elektriği , suyu kaçak kullanıyor. Devlet 1 lirayı 3 lira alıyor.

 

SEVDA…

Çocukken anlatılan aşk hikayelerini heyecanla dinler, heyecanla okurdum.

Leyla – Mecnun , Kerem – Aslı ve daha niceleri….

Hayran olurdum onları dienler yada okurken, oysa şimdi aşklar gözlerde başlayıp, yatak ta bitiveriyor…

Ankarada oturan bir kız yada Erkek internetten sevgili arıyor ve pat başka şehirde 1 günlük yada gecelik o dev gibi aşkını yaşıyor… Adamın biri kalkıp ,Aşık olup çılgınlar gibi sevdiği eşini bir başkası ile paylaşabiliyor utanmadan, kıskanmadan…

Kadın kocasına doğum gününde Telekız armağan ediyor…

Ve birileri halen bu dünyada nüfus arttırmak adına ağır çalışmalar yapıyor…

Ben çocukken TRT de Nasrettin hocanın Seyahat Name adlı çizgi filmini, Barış abinin ADAM Olacak Çocuk’unu, Öztürk Serengilleri vs izlerdim. Şimdi birileri onlara nasıl adam öldürülür, nasıl tecavüz edilir, nasıl çıplak gezilir, nasıl şiirsiz –notasız şarkı söylenir, Arkadaşının sevgilisi nasıl ayartılır, Nasıl hakaret edilir onları öğretiyor.

Avaz Avaz Susmayın…

Açıkcası ben genç bir şair olarak bu gidişat dan hiç memnun değilim, ve benim gibi memnun olmayan çok az kişi tanıyorum.

Ve Öncelikle Okulları tektek gezerek devletten hiçbir kuruş almadan en azından çevre bilincini yaymaya çalışan Prof.Dr Orhan Kural’ı ayakta alkışlamak istiyorum…

 

Ayrıca Televole Kültürüne karşı olduğunu avaz avaz haykıranlarında zamanla onların içine girdiğini gördükçe sadece şunu söyleyebiliyorum kendi kendime.

 

 

 

VAY HALİMİZE…

 

 

“HADİ GELİN SİZDE AVAZ AVAZ SUSMAYIN…….”

Gökhan Karaduman
Barış Sevgi ve Aydınlık gelecekler Dileğiyle